Bir sınai veya ticari buluşun, imal ve satış hakkının belli bir süre için bir şahsa veya firmaya ait olduğunu gösteren devletçe onaylı resmi belge, “buluş belgesi”, “uyrukluk belgesi” veya “ihtira beratı”‘na patent denir.

Patent hakkı, çoğunlukla buluş sonucu olan mamullerle sınırlı tutulur. Patent, sınai mülkiyet haklarından biridir. Seri halinde imal edilecek olan malın belli standartlara uygun olarak yalnız ilk imalatçı tarafından üretilmesi hakkını temsil ettiği gibi, buluşun çalınmasından ve taklitlerinden korunmasını da sağlar. Patent hakkı, genellikle her ülkenin kendi sınırları içinde geçerlidir. Patent sahibi, imal edeceği mamulün başka ülkeler için de patent hakkını isterse, ayrı ayrı o ülkelere müracaat etmesi gerekir. Bazı ülkeler, başka ülkede alınan patent hakkının belli şartlar dahilinde kendilerinde de geçerli olmasına izin verirler. Beynelmilel patent hakkı mevcut değildir.

Bir patent, sahibine, buluşunun başkaları tarafından izinsiz olarak kullanılmasını, üretilmesini, satılmasını, satışa sunulmasını veya ithal edilmesini belirli bir süre için engelleme hakkını verir. Buna karşılık, buluş sahibi de buluşunu herkesin erişebileceği bir patent belgesinde ayrıntılı bir şlekilde açıklamak zorundadır. Bu itibarla patentler, bir bütün olarak toplum ile buluş sahipleri arasındaki bir toplumsal sözleşmeyi temsil eder. Buluş yapanın gizli tutmayı yeğlediği bir inovasyon, “know-how” veya “ticari sır” olarak anılır.

Patent ve Marka Nedir?

Marka ve patent, günümüzde çok karıştırılan iki kavram. Yapılan araştırmalara göre, firmalarımızın büyük bir çoğunluğu da marka ve patent arasındaki farktan haberdar değil. Patent, buluş sahibinin, bulunan ürünü en az 7, en fazla 20 yıl üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkı olarak tanımlanabilir. Marka ise satışa sunulan ürün ve hizmetlerde ayırt ediciliği sağlamak amacıyla kişi adları, sözcükler, şekiller ve harfler gibi baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir. Bir buluşun patent alabilmesi için, bazı kriterlerle örtüşüyor olması gerekiyor. Söz konusu buluşun, patent başvurusundan önce, yazılı, sözlü veya diğer şekillerde açıklanmamış olması şart. Buluşun ayrıca, konusunda uzman biri tarafından kolayca düşünülüp ortaya konamayacak, fakat kolay pratiğe geçirilebilir bir ürün olması da önem taşıyor.
Türkiye’de alınan bir patent tüm dünyada geçerli olmadığından, buluşun patentle korunması için, koruma istenen her ülkede, o ülkenin patent ofisine başvurmak gerekiyor. Buluşun patentlenmesi, direkt rekabet olmaksızın buluşun avantajlarından yararlanılması, rakiplerin ticari faaliyetlerinin kısıtlanması, alınıp satılabilir bir mülkiyet olması ve taklit halinde yasal yaptırımlar uygulanabilmesi gibi pek çok avantaj sunuyor
Rekabet Stratejisinde Patentin Önemi

Profesyonelliğe önem veren birçok firma, Ar-Ge veya stratejik planlama departmanlarını bünyesinde barındırıyor. Bir şirketin kurumsal hedeflerini doğru belirlemesi ve bu yönde geliştirici stratejiler oluşturması, günümüzün rekabet ortamında ayakta durabilmesi için büyük önem taşıyor.

Firmalar için profesyonelliğin bir tanımı da “strateji” geliştirebilme ve uygulama yeteneği. Peki, en önemli strateji nedir? Pazarlamadan tedarik ilişkilerine her işlem ve departman için farklı stratejiler söz konusu. Ancak, hepsinin kesiştiği bir nokta var: ürün geliştirme stratejisi. Firmadaki tüm işlemler, ürün geliştirmeye ya destek sağlar ya da sağlam bir zemin oluşturur.
Günümüz rekabet ortamında, ürünler arasında fark yaratmak gittikçe zorlaşmaya başladı. Artık herkes en iyisini, en kalitelisini diğer rakipleri gibi üretebiliyor. Çünkü iletişim teknolojisinin hızla gelişmesi, her türlü bilgiye kolayca ulaşma imkanı sağlıyor ve üreticiler, neredeyse aynı bilgi ve teknolojiyi kullanıyor. Durum böyle olunca, aradan sıyrılmak ve tercih edilmek kaygısı büyüyor. Sonuçta firmalar, ürettikleri mal ve hizmet kalitesinin yanı sıra yarattıkları ya da yaratamadıkları marka imajlarının etki gücüne veya güçsüzlüğüne göre tercih ediliyor veya edilmiyorlar. Bu kadar zaman ve emek harcanmış yeni marka ve buluşları büyük bir heyecanla piyasaya sürerken, aslında bir o kadar da dikkatli olmak gerekiyor. Büyük bütçelerle hayata geçirilmiş bu yeni ürün ve isimlerin taklit edilmesini ve kopyalanmasını önlemenin tek yolu, ürünün patent hakkının alınmasından geçiyor. Bu sayede buluşlar, gururla ve gönül rahatlığıyla piyasaya tanıtılabiliyor ve mucitler, özgün olmanın keyfini çıkarabiliyorlar.

Patentin Sağladığı Haklar:

Patent hakkı sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayırım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.
Patent sahibinin, üçüncü kişiler tarafından izinsiz olarak patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulmasını önleme hakkı vardır.
Patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan patent sahibinin, mahkemeden bulanabileceği taleplerden bazıları şunlardır:
Patentten doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulması talebi;
Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini talebi;
Patentten doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara ve patente bağlı bir usulün kullanımını sağlayan araçlara el konulması talebi;
Patentten doğan haklara tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması istenebilir.

Faydalı Model Nedir?

Türkiye’de ve dünyada yeni olan, sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine koruma sağlayan bir sistemdir. Faydalı model belgesi verilmesi işlemleri, patent verilmesine oranla hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin gerçekleştirdiği yeniliklerin, rakiplerce hemen hemen aynısının yapılarak taklit edilmesi tehlikesi mevcuttur.

Küçük ve orta büyüklükteki bu işletmelerin, kendi halinde de olsa, bu buluşlarını faydalı model belgesi vererek korumak, onların ekonomik varlıklarının idamesine hizmet edecektir.

Faydalı model patente göre daha az maliyetlidir ve daha kısa sürede belgelendirilir.